Olayla ilgili açıklama yapan Türk Eğitim-Sen Rize Şube Başkanı Mehmet Fatih Karaaslan, saldırının yalnızca bir eğitimciye değil, okulun dokunulmazlığına ve kamu düzenine yöneldiğini vurguladı. Karaaslan, "Bu saldırı, çürümüş bir zihniyetin ürünüdür. Okulu kendi çıkar alanı gören pervasızlığın sonucudur. Kadın bir eğitimciye yapılan bu saldırı, toplumda kadın çalışanlara dönük şiddetin ne kadar normalleştiğini göstermektedir" dedi.
Hukuki Süreç Takip Edilecek
Türk Eğitim-Sen, saldırıya karışan veli çifti hakkında uzlaşma veya şikâyetten vazgeçme girişimlerinin kabul edilmeyeceğini duyurdu. Karaaslan, Türk Ceza Kanunu kapsamında saldırganlar hakkında şu maddeler üzerinden işlem yapılmasını talep ettiklerini açıkladı:
TCK 125 – Kamu Görevlisine Hakaret
TCK 265 – Görevi Yaptırmamak İçin Direnme
TCK 266 – Kamu Görevlisinin Etkinliğini Engelleme
Açıklamada, kamu görevlisine karşı görev başında işlenmiş bir suç olması nedeniyle cezaların artırılması gerektiği vurgulandı.
Eğitimcinin Güvenliği Tehdit Altında
Karaaslan, eğitim çalışanlarının korku ve baskı altında görev yaptığını belirterek, "Eğitimcinin can güvenliğini sağlayamayan hiçbir sistem ayakta kalamaz. Şiddet olaylarının artması, yaptırımların yetersizliğinden kaynaklanmaktadır" ifadelerini kullandı.
Sendika Mağdurun Yanında
Saldırıya uğrayan müdür yardımcısına hukuki, psikolojik ve kurumsal destek sağlanacağı ifade edildi. Karaaslan, "Bu saldırıyı yapanlar hukuk önünde mutlaka hesap verecek, bu utanç tablosunun bedelini ödeyeceklerdir" dedi.
TBMM'ye Çağrı: Eğitimciye Şiddet Katalog Suç Olsun
Türk Eğitim-Sen, Milli Eğitim Bakanlığı ve ilgili kurumları acil önlemler almaya davet ederek şunları talep etti:
Okullarda güvenlik protokollerinin güncellenmesi
Eğitimciye şiddetin katalog suç kapsamına alınması
Tutuklama tedbirlerinin zorunlu hâle getirilmesi
Caydırıcı yasal düzenlemelerin yapılması
Karaaslan, gerekirse TBMM nezdinde girişimde bulunacaklarını belirtti.