Türkiye'nin en fazla yağış alan ili olan Rize, son 20 yıl içinde yağış düzeninde önemli değişiklikler yaşadı. Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi'nden Ekosistem Uzmanı Prof. Dr. Turan Yüksek'in açıklamalarına göre, Rize'deki yağış miktarı son yıllarda önemli bir artış gösterdi. Ancak bu artış, mevsimsel bazda değişiklikler gösteriyor.
Kış Yağışlarında Azalma, İlkbahar Yağışlarında Artış
Rize'nin son 20 yılda kış mevsiminde yağışlarda yaklaşık yüzde 10'luk bir azalma yaşanırken, ilkbaharda ortalama yüzde 25 oranında bir artış gözlendi. Yaz ve sonbahar mevsimlerinde ise yüzde 4'lük bir artış kaydedildi. Bu değişim, bölgenin iklim özelliklerini değiştirdiği gibi, kentsel ve kırsal planlamayı da etkilemiş durumda. Prof. Dr. Yüksek, bu değişimlerin uzun vadeli izlenmesi gerektiğini belirterek, 30 yıl ve üzerindeki verilerle uyumlu planlamaların önemine dikkat çekti.
Yağış Miktarındaki Artış, Ülke Ortalamasının Neredeyse Yarım Katı
Türkiye'nin genelinde yıllık yağış miktarının ortalama 590-600 milimetre arasında değiştiği, ancak Rize'nin yıllık yağış miktarının 2.300 milimetre civarına çıktığı ifade ediliyor. Prof. Dr. Yüksek, Rize'nin yağış miktarındaki artışın Türkiye ortalamasının neredeyse iki katı olduğunu belirtti. Son 15 yılda bu artışın 2.400 milimetreye kadar yükseldiği kaydedildi.
Ülke Genelinde Yağışlarda Azalma Eğilimi
Rize, Türkiye'nin yağış şampiyonu olma unvanını uzun vadede korurken, ülke genelindeki yağış miktarı ise azalma eğiliminde. 2024 yılı itibariyle Türkiye'deki yağış miktarı, normaline göre yüzde 6,3 azalarak 537,2 milimetre olarak ölçüldü. Bu durum, Türkiye'nin iklim değişikliği ve kuraklıkla karşı karşıya olduğunun bir göstergesi olarak yorumlanıyor.
Sel ve Heyelan Riskleri Artıyor
Doğu Karadeniz bölgesinde artan sel ve heyelan olayları, özellikle Rize'de büyük bir risk oluşturuyor. Yağışların artışı ve buna bağlı olarak yaşanan doğal afetlerin, Rize'nin su yönetimi ve altyapı planlamalarında daha dikkatli bir yaklaşımı zorunlu hale getirdiği belirtiliyor.
Sonuç olarak, Rize'nin yağış miktarındaki artış, hem bölgenin iklim dinamiklerini hem de altyapı ihtiyaçlarını etkileyen önemli bir gelişme. Uzmanlar, bu değişimlere uyum sağlamak için daha uzun vadeli ve bilimsel temellere dayalı planlamaların yapılması gerektiğini vurguluyor.